Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Gözlüksüzlük üzerine...


Yıl 2004, aylardan Mart ve 19. gün, akşam 7 civarı. Benim için son derece önemli bir gün. Hayatımın dönüm noktalarından birisi. Bu anıma eşlik eden değerli dostlarım Bahri M. ve Hakan A. (onlar kendilerini bilirler). İstanbul Etiler'de "Dünya"ca ünlü bir göz hastanesinin kantininde bekleşiyoruz. O kadar çok sıra var ki randevu saatimin üzerinden 3 saatten fazla bir zaman geçmesine rağmen hala yatamadım masaya. Masaya yatmak üzere giderken gözlüğünü çıkaranlar daha sonra gözü yaşlı olarak çıkıyor dışarıya. Buna rağmen kimse sırasını terketmiyor kaçan da yok henüz.

Nihayet sıra bana geldi, girdim içeriye günün son kişisi olarak, 10 dakika sonra iki gözüm de LASIK tedavisi olmuş halde çıktım dışarıya. Bandaj bile takmadılar. Dışarıda beni bekleyen kadim dostlarım hemen koluma girdiler ama ben "-Tutmayın beni, gerek yok, çekilin yolumdan. Dağılın ulen!" dedim. İlk anlarda biraz bulanık görüyordum ama 15-20 dakika kadar sonra alışmaya başladım, görüşüm netleşir gibi oldu. Yine de gece sokak lambaları gibi parlak ışık kaynakları rahatsız ediyordu beni. O günün sabahında iki gözüm de 4.75 derece miyopken akşamında artık gözlük takmıyordum, miyopluğum geçmişti mucizevi bir şekilde. Yaklaşık 20 seneden sonra ilk defa gözlüksüz de görebiliyordum. Bu mutluluk tarif edilemez, çizdirmenin tadını çizdirmeyen bilemez. İnsan bazı şeylerin kıymetini kaybetmeden anlamıyor ya bazen de bulunduğu durumu kanıksadığı için kaybettiğinin de farkına varamayabiliyor.


Operasyondan sonra sıcağı sıcağına, "gözlüksüz olmanın" avantajlarını ve dezavantajlarını yazmıştım günlüğüme. Üstünden tam 7 sene geçtikten sonra, batmış bakkalın eski defterleri karıştırdığı gibi eskileri karıştırırken bulduğum bu notları bloguma taşıyorum şimdi. Dikkat edin burada LASIK operasyonunun avantajlarını/dezavantajlarını değil gözlüğe ihtiyaç duymamanın ne büyük bir nimet olduğunu yazıyorum. Dediğim gibi insan bazı şeylerin kıymetini başına gelmeden bilemiyor. Şimdi okuyunuz bakalım bana katılacak mısınız? Özellikle de siz gözlüklüler evet sen dörtgöz bakma sağa sola, oku bakiim:

Gözlüksüz Olmanın Avantajları

  • Uyandığında net görürsün, hatta duvardaki saati hemen okuyabilirsin.
  • Gece yatarken gözlüğü nereye koyacağını, sabah kalkınca da nereye koyduğunu düşünmene gerek kalmaz.
  • Kazak giyerken ve çıkarırken gözlüğün çerçevesi takılıp düşmez.
  • Soğuk havalarda otobüse binince ya da soğuktan sıcak bir ortama girince gözlüğün buğulanması derdi olmaz.
  • Çay doldururken buharından etraf bulanıklaşmaz.
  • Yağmur yağdığında gözlük silme derdin kalmaz, arkadaşlarının "Gözlüğüne silecek takalım" bayat esprisinden kurtulursun.
  • "-Kafayı bir korum gözlüklerin lens olur", "-Gözlüklerine .ıçayım da dünyayı bomb.k gör" gibi iğrenç esprilerden de kurtulursun. (Daha iğrençleri de var da yazamadım)
  • Elini yüzünü yıkarken gözlüğü çıkartma ve çıkarttığın gözlüğü koyacak bir yer arama ihtiyacın kalmaz.
  • Gözlük sapının şakağını sıkmasından dolayı oluşan başağrın geçer.
  • Televizyon izlerken uyuyakalsan da sorun olmaz. (Tv karşısında uyuyakalmanın keyfi tarifsizmiş.)
  • Gözün kaşındığında rahatça kaşıyabilirsin, gözünün çapağıyla oynayabilirsin.
  • Denize/havuza daha rahat girebilirsin.
  • Dalgıç gözlüğü/şnorkeli rahatlıkla takabilirsin.
  • Yüzüne rahatça su serpebilirsin.
  • Banyo, duş yaparken gözlüğünü çıkartmana gerek kalmaz ve etrafı da net görürsün.
  • Futbol ya da diğer spor aktivitelerini yapabilirsin.
  • Futbol maçında kafaya çıkabilirsin, çarpıştığında gözlüğün gözünde kırılması derdin olmaz.
  • Kavgada birisi kafa atarsa gözlüğüm kırılacak diye endişe etmene gerek kalmaz.
  • İkide bir camı temizlemen gerekmez.
  • Arkadaşın el şakası yapıp göz(lük)lerini kapattığında gözlük camları kirlendiği için sinir olmazsın.
  • Gözlük yakışmıyorsa artık bu derdin kalmaz.
  • Gözlüğün sapı kırıldı, camı çatladı sorunun biter.
  • Gözlüğün colormatic ise güneşli ortamdan karanlık ortama geçtiğinde "-Artiste bak, içeride güneş gözlüğü takıyor" lafına muhaatp kalmazsın.
  • Colormatic gözlük takıyorsan ve salak gözlükçü camın birini siyah, diğerini kahverengi takmışsa ortalıkta van kedisi gibi gezmezsin. (Başıma geldiği için biliyorum, işin kötüsü bu durumu herkes farkeder bir tek gözlüğü takan farkedemez. Herkes seni işaret edip, suratına bakıp kahkahalarla güler)
  • Artık istediğin güneş gözlüğünü rahatça takabilirsin.
  • Berberde traş olurken kendini görebilir ve berbere müdahale edebilirsin.
  • Dua ettikten sonra ellerini yüzüne rahatlıkla sürebilirsin.


Gözlüksüz Olmanın Dezavantajları

  • Yıllardan sonra kendini aynada ilk defa görünce şaşırabilirsin.
  • Yeni simana alışman uzun sürebilir.
  • Yeni simana ve bakışlarına başkalarının (anne/kardeş/eş) alışması uzun sürebilir.
  • Artık arkadaşın el şakası yapıp gözlerini rahatlıkla kapatabilir.
  • Kavga ederken rakibin "-Çıkar lan gözlüklerini" dediğinde "-Çıkarmıyorum sıkıysa gel vur, gözlüklüye vurmak 6 aydan başlar" diye kıvıramazsın.
  • Bundan böyle rüzgâr, toz, yağmur damlası doğrudan gözünüze çarpacaktır.
  • Ağaçlık alanlardan geçerken artık gözlüğünüzün koruması kalmayacaktır.
  • Burnunda ve kulak üstünde gözlük izleri kalacaktır.
  • Ehliyetinde “gözlük kullanacaktır”  yazıyorsa trafik polisine LASIK ameliyatı olduğunu anlatman zor olur, küfrediyorsun sanabilir dikkat!
  • Toplantılarda gözlük sapını kemirmenin vermiş olduğu karizmadan mahrum kalırsın (Bknz. Die Hard-3)
  • Gözlük yakışıyorsa, çalışkan/bilgin/profesör havası veriyorsa artık o karizman kalmayabilir.

Aşağıdaki çizimleri bu yazıyı hazırlarken yaptığım taramada forumlarda buldum. Çok hoş; yazımla da örtüşen bir tarafı da var. Paylaşıyorum...





İlaveniz varsa yorumlara yazınız.

Sağlıcakla kalın, siz yine de gözlüğe ihtiyaç duymayın...

Tepkiler:

3 yorum:

Yakın zamanda bende bir göz doktoruna gittim. Gözlük verdi numarası küçük diye almamıştım. Bu yazıyı okuduktan sonra anlıyorum ki güneş gözlüğü dışında gözlüğüm olmayacak.

ya bende gözlükten kurtulmak istiyorum.....ama onlarıda seviyorum...ne olacak şimdi

Ben sana yukarıda avantajları ve dezavantajları yazdım.

Artık büyüdün Ebru, kendi ayaklarının üzerinde durmayı başarman ve böyle hayati kararları kendi başına verebilmen lazım.


Sayfamdaki yazılar kaynak gösterilerek ve bu sayfanın adresi verilerek kullanılabilir.

Sayfamda bazı yazılarımda bahsetmiş olduğum yöntemler kendi öğrendiklerimi, denediklerimi paylaşmak amacıyla yazılmıştır. Yapılan denemelerin sonuçları da yine burada paylaşılmaktadır. Tarif edilenlerin yanlış/eksik uygulanması, yazı dizilerinin tamamının okunmaması, vb herhangi bir nedenden dolayı istenmeyen sonuçlar elde edilmesi, beklenen sonucun elde edilememesi ve/veya karşılaşılabilecek herhangi bir zarardan dolayı sorumlu tutulamayacağımı bilgilerinize sunarım.

Kaynak belirterek ya da belirtmeden kullandığım yazılarımdan dolayı herhangi bir rahatsızlık duyan, haksızlığa uğradığını düşünen beni haberdar ettiği zaman ilgili yazıyı yeniden gözden geçireceğimi, şikayetinde haklıysa yazıda gerekli düzeltmeyi ivedilikle yapacağımı taahhüt ederim.
-=(RaideR)=-