Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Günün Fırsatı

Sağlıklı bir çevre için çöp enzimlerini (atık enzimlerini) kullanmak (Bölüm 2/2)

İki bölümlük bu yazı dizisinin ilk kısmını okumadıysanız lütfen tıklayınız.

Hadi artık mutfak atıklarından enzim üretelim
  • Önce mutfak atıklarını küçük küçük doğruyoruz. Küçük doğramamız parçaların yüzey alanını büyüteceğinden daha çabuk fermante olmasını yani çürümesini sağlayacak.
  • Doğranacak olan atıkların organik olması yani sebze, meyvelerin kabukları, yenmeyen ya da artan kısımları, kesilmiş çimen, ağaç yaprakları vb. olması gerekir.
  • Bunun içine kesinlikle çeşitli kimyasal koruyucu katkı maddesi içeren ketçap, soslar, turşu gibi maddelerin kendisini ya da bulaşmışını katmayınız.
  • Et ve süt ürünü katmayınız.
  • Bir de özellikle not düşmüşler durian denilen acaip bir meyve var onu da karıştırmayınız.
  • Çürümüş, bozulmuş, yanmış, pişmiş, pastorize edilmiş organik maddeleri katmayınız.
  • Mutlaka plastik bir kaba 10 ölçek su, 3 ölçek atık madde ve 1 ölçek melas (bulamazsanız kaliteli pekmez) ilave ediniz.
    • Plastik kap kullanmamızın nedeni esnek olmasıdır. Sonuçta ortaya çıkacak gaz esnek olmayan cam gibi kapların patlamasına neden olabilir.
    • Su şehir şebekesinden gelen çeşme suyu olmaz. Çünkü arıtma tesislerinden geçerek gelen şehir suyunda başta klor olmak üzere arındırıcı ve mikrop kırıcılar vardır. 
    • Tulumba, kuyu suyu, ya da biz Eskişehir’lerin kullandığı Kalabak suyu gibi doğal kaynak sularını kullanınız.
    • Başka bir su kaynağınız yoksa illaki çeşme suyu kullanacağım diyorsanız da en azından 1-2 gün dinlendirin de öyle kullanın.
    • Melas pancardan şeker üretimi sırasında elde edilen bir çeşit şuruptur. (itiraf: Ben hiç görmedim.) Melas bulamazsanız ki büyük ihtimalle kolaylıkla bulamazsınız esmer şeker (dikkat! Esmerleştirilmiş değil doğal olarak esmer şeker) kullanabilirsiniz. Fakat pahalı ve yine bulması zordur. Genelde kullandığımız toz şekeri asla kullanmayınız.
    • Ben pekmez kullanıyorum, pekmez de olur.
 

  • Malzemeleri şişeye doldurduktan sonra kapağında açacağımız küçük bir delikten akvaryum hortumu gibi bir parça hortumla gaz tahliye çıkışı veriyoruz. 
  • Yandaki küçük şişe nargile vazifesi görüyor. Yani şişeden çıkan gazı dışarı atıyor, ama dışarıdan içeriye hava girmesini de engellemiş oluyor. Borudaki suyun seviyesi de fermantasyon işleminin tamamlanıp tamamlanmadığı konusunda fikir veriyor. Küçük şişenin içinde yarıya kadar su olduğu herhalde dikkatinizden kaçmamıştır.
Bu da farklı bir uygulama (www.agaclar.net adresinden)
  • Şişemizin ağzını sıkıca kapatıp hava almasını engelledikten sonra oda sıcaklığında 3 ay boyunca saklıyoruz. 10-15 günde bir çalkalamak iyi gelir.
  • İlk zamanlar fermantasyon hızlı olacağı için gaz çıkışı da hızlı olacaktır. Eğer tahliye borusu kullanmayacaksanız gün aşırı kapağı biraz açarak birikmiş gazın dışarı çıkmasını sağlayınız. Sonra kapağı yine sıkıca kapatmayı unutmayın ama.
  • Bekleme süresi boyunca bazen atıkların üzerinde beyaz mantarımsı bir tabaka hatta kurtçuklar ortaya çıkabilir. Böyle bir durumla karşılaştığınızda bir miktar daha pekmez ilave edip çalkalayınız.
  • 3 ay kadar sonra artık fermantasyon tamamlanmış olacaktır. Bunu artık hiç gaz çıkışı olmamasından da anlayabiliriz. 
  • Sıvıyı süzdükten sonra geride kalan malzemeyi kuruttuktan sonra bahçeye ya da saksı toprağına karıştırabilirsiniz. Burada gübre vazifesi görecektir. Kurumadan atmanız durumunda biraz asit içereceği için fayda yerine zarar verebilir.
  • Elde edilen sıvı 1:100 gibi oranda su ile seyreltilerek kullanılabilir. Örneğin bahçecilikte 1:100 ya da 1:500 gibi bir oranda; ilaçlamada 1:100-1:200 oranında; saksılarınızda da 1:500 gibi oranlarda kullanabilirsiniz. Suyla karıştırılması enzimin etkinliğini arttıracaktır.
  • Önemli not: Son ürünün çürük kokmaması gerekir. Hafif sirke, üzüm şırası gibi kokar. Eğer ağır çürük kokusu varsa bu işi başaramamış demektir. Şişe hava almış ya da malzemeler arasına zararlı, çürük malzemeler de karışmış olabilir. Böyle bir durumda tuvalete dökün gitsin.
  • İçilebilir mi; evet neden olmasın. İçebiliyorsanız içersiniz de, bence biraz seyreltmekte fayda var ama. 
  • İçmek için hazırlayacaksanız, başlangıçta sadece meyveleri zevkinize göre karıştırarak da yapabilirsiniz. Zaten likör, şarap, sirke de benzer bir şekilde yapılmıyor mu?
Bu yöntemin yanı sıra tescilli bir marka olan EM-1 (Effective Microorganisms) kullanılarak yapılan bir versiyonu da var. Ayrıntılı olarak daha sonra bahsedeceğim ama kısaca bahsetmek gerekirse EM-1 birçok faydalı bakterinin bir araya getirildiği özel bir organik karışım. Japon bir ziraat profesörü tarafından 80’li yılların başında keşfediliyor. O günden sonra dünyaya bir felsefe şeklinde yayılmakta. Youtube’da çok güzel videolar var. EM-1’i yine pekmez ve suyla aktifleştirerek kullanıyorsunuz. Hammadesi Japonyadan gelidği için biraz pahalı. 

Türkiye’de Ankara’da  “EM Agriton” firması tarafından temin edilmekte. Gittim, aradım buldum, tanıştım; 1 lt EM-1 satın aldım. Hatta 1 lt de EM-Aktif hediye ettiler. Neyse ayrıntıları daha sonra Bukaşi yapımında…

Ben kendim bol miktarda atık enzimi ürettim. Amma ve lakin yeni yeni kullanmaya başladım. Henüz bahçemde sonuçları almaya başlamadım. Etkilerini gördükçe paylaşmaya devam edeceğim. Ama kanımca bukaşi kullanarak yetiştirmekte olduğum patateslerde epey bir etkisi var gibi.
Altyazı: patatesler niye mi sandıkta? Yanıtı pek yakında bu blogda!


NOT: Bu yazının yazılmasında http://www.o3enzyme.com adresindeki bilgilerden yararlanılmıştır. Kendi imkânlarımla Türkçeleştirerek burada kullanıyorum. Varsa bir sürç-ü lisan affola…  Ben önemli gördüklerimi ve blogumda konularla örtüşen kısımlarını sizlere aktarmak istedim. Umarım faydalı olur.

Esen kalın…

.

Tepkiler:

11 yorum:

5 litrelik bir şişeden ortalama kaç saksılık Cıkar ??

Merhaba,
5 ltlik damacanada 3-3.5 lt enzim elde ederiz. Bunu da 1/100 oranında suyla karıştırarak kullandığımızı düşünürsek yaklaşık 300-350 lt bitki besini elde edebiliriz.
İlginize teşekkürler.

Buluşun beni şaşırttı,çok da hoşuma gitti amma ve lakin,
1- şu içme suyunu çeşme suyu yapalım diyorum, bu sıcaklarda bize yetmeyen içme suyu enzime hiç yetmez sevgili BabaMonk :)))
2- Senin enzim için kullandığın pekmezi hele harnup pekmezini çok severim...enzim biraz beklesin..
3- esmer şeker yerine bildiğimiz şekeri güneşe bıraksak onun yerini tutmazmı?
4- yukarıdaki 3 madde işin esprisi,eyleme dönüştürdüğün şey gerçekten herkes tarafından uygulandıkça doğayı oldukça olumlu yönde etkileyecek bir uygulama...devamını bekliyoruz...
Bizi az çok biliyorsun,müsrifliği sevmez dolayısıyla enzime dönüşmesine gerek kalmıyor evdeki sebzelerin:)))sebze canavarı Ebruli...

İlginize teşekkürler. Öncelikle bunun benim buluşum olmadığını hatırlatmam gerekiyor. Yöntemin alındığı yer yazının içerisinde geçiyor. Sorularınıza da yanıt vermeye çalışayım:
1. :)
2. :)
3. :) Olur ama Altınkum sahillerine saat 11:00-15:00 arası doğrudan güneş ışığına bırakmanız ve başında da kremsiz, şapkasız, şemsiyesiz olarak beklemeniz gerekir.
4. Teşekkürler.

J'ai appris des choses interessantes grace a vous, et vous m'avez aide a resoudre un probleme, merci.

- Daniel

http://www.agaclar.net/forum/temel-konular-toprak-gubre-tohum-sulama/18541-49.htm
bekleriz... antihistaminik.

kişisel sayfanız da dahil paylaşımlarınızın tamamını inceledim .Eko enzim konusunda danışmak istediğim şeyler var ama gönderdiğim mesajla ilgilenmediniz .Sanırım yoğun bir dönem, sağlık olsun.Danışmanı olduğum bir proje için eko enzim kullanan kişilerden görüş alıyorum 1-2 paragraflık görüşlerini yazıp o kişinin ismini ve Soyadını da ekliyorum.sizin görüşlerinizi de eklemek isterim ama isim olarak Baba Monk yazamam.Bu nedenle irtibat kurmak istedim .Ve tekrar deniyorum ama bu mesaj da kozmik alemde kaybolursa başka bir bitki dostu aramam gerekecek.Çalışmalarınızda başarılar diliyorum . A.ÇİFTÇİ

Bir önceki "ADSIZ" rumuzuyla yorum bırakan A.ÇİFTÇİ isimli değerli okuyucuma:
Bana gelen tüm e-postalara mutlaka yanıt veririm. Fakat ADSIZ olarak yorum bırakırsanız ve herhangi bir e-posta adresi de bırakmazsanız ben size nasıl dönebilirim ki? Eğer bu mesajı okuyorsanız lütfen baba.monk@gmail.com adresinden bana ulaşınız.

Adsız olarak yorum bırakmam bir dizi teknik kargaşanın neticesidir.Size daha önce facebook tan yazmıştım sanırım size ulaşmamış sorun değil benim açımdan sorun çözüldü mail adresinizi yazmanıza memnun oldum mutlaka yazacağım

Sizin de bahsettiğiniz gibi maalesef bizler organik atıkları çöp gibi düşünüp değerlendirmeden israf ediyoruz. Aynen geri dönüşüme gönderebileceğimiz cam, plastik, metal vb atıklarımıza yaptığımız gibi... Aslında, yazımda da bahsettiğim gibi, Avrupa'nın bir çok kentinde, organik atıklar için ayrı çöp konteynırları var, aynen geri dönüşüm konteynıları gibi... O kentin belediyesi bu tür evsel atıkları toplayıp ya kompost haline getiriyor ya da enzim üretiyor.

Evsel atıklarından kompost üretme işini eskiden köy yerlerinde bizim dedelerimiz (pek tabi ninelerimiz) de yaparlardı, işin bilimsel kısmına haiz olmadan. Kömür külleri avlunun küllük denilen kısmında, çöpler çöplükte evsel atıklar ise avlunun başka bir yerinde biriktirilirdi. Arada bir üzerine toprak dökülür, sulanır, karıştırılırdı. 1-2 sene sonra da buranın en eski yerinden gübre niyetine kürek kürek kompost elde edilir, bahçelerde kullanılırdı. (Ben hatırlıyorum) Şimdi modern! şehirlerimizde evsel atıklarımızdan plastik poşetler içerisinde kurtulmayı tercih ediyoruz. İsraf ediyoruz kısaca...

Her neyse, sorularınıza yanıt vermeye çalışayım, fakat sadece bir hobici olduğumu da unutmadan...
S: "evet bu gerekli ve kullanılmalı "diyor musunuz?:
C: Evet bence evsel atıklar enzim ya da kompost yapılarak değerlendirilmeli. Çünkü bu konuda çok başarılı uygulamalar var, hatta bazı Avrupa şehirlerinde bu konuda yasal yaptırımlar var. Yani evsel atıklarını çöpe atanlara belediye cezakesiyor. Aynen geri dönüşüme gönderilebilecek malzemeleri çöpe atanlara uyguladıkları gibi.

S: "çiçeği çoşturdu mu?"
C: Açıkçası ben kendi ürettiğim enzimi kullandığımda olağanüstü bir gelişme farkedemedim. Belki de hemen hızlı sonuç alınması beklenmemeliydi. BUKAŞİ ile yaptığım uygulamada ise toprağın kalitesinin iyileştiğini, inşaat artıkları ve sıva, kireç çimento bulaşığı dolu toprağın 1-2 sene içerisinde verimli hale döndüğünü gözlemledim.

S: "Enzimin kullanım oranı ne olmalı"
C: Bu konuda çok net bir veri yok. Çevirisini yaptığım sitede (http://www.o3enzyme.com/enzymeusage.htm) kullanım amacına göre bazı oranlar verilmiş. Onları referans almak gerekir diye düşünüyorum.

S: "enzimin kullanımı için bir süre var yani elde ettğimiz enzim uzun süre tüketmezsek bozuluyor sanırım ama bu süre kaç gün ,
hafta veya ay bunu da belirtmemiz gerekecek"
C: Tam bir kullanım süresi veremeyeceğim, bilen mutlaka vardır ama bu konu benim uzmanlık alanıma girmediği için veremeyeceğim. Fakat şöyle söyleyebilirim; sonuç itibari ile elde edilen ürün canlı mikroorganizmalar içerdiği için aşırı sıcak, soğuk, güneş, içine konduğu kaptaki kimyasal kalıntılar gibi etkenlerden etkilenecektir. Uzun süre bekletilirse de aşırı üreyecekleri ve bulunduğu yerdeki kendileri için gerekli mineral, oksijen, vb. eksikliklerden dolayı da öleceklerini zannediyorum. Örneğin etkin bir mikroorganzima karışımı olan EM1 için 1 sene diyordu satıcısı raf ömrü için.

S: "serum hortumunun uzunluğunu ne olmalı"
C: Bir önemi yok. Büyük şişeden küçük şişeye gidebilecek kadar olması yeterlidir.

Not: "bu konuda çok önyargılı bir ilçedeyim"
Yorum: Lütfen yılmayınız genelde böyle tutucu bir milletiz. Halbuki dedelerimizin ninelerimizin uyguladığı yöntemin bilimsel hali bunlar. Bilgiyi paylaşmakla ve uygulamada öncü olmakla önyargıları yıkacağımıza inanıyorum.

Not: "deli misin bırak bu pis pislik işleri"
Yorum: Bırakın desinler. Başarılı sonuçları gördüklerinde size daha çok saygı duaycaklar. Başarısız olduğunuz durumlar da olacaktır mutlaka ama yılmadan devam etmekte fayda var. Sonuçta dünyaca uygulanan yöntemler.

NOT: "Eko enzimi sürekli kullanan bir bayanla..."
Yorum: "Belki pek bilinmiyor ama deterjanlarda bile aktif enzimler mevcut şu anda. Hatta bazı temizlik ürünü satan firmaların ürünlerinin tamamı organik, yani enzim içeriyor. Bunlar Avrupada çok yaygın, dolayısıyla milyonlarca insan zaten kullanıyor.

Çalışmalarınızda, çabalarınızda kolaylıklar ve başarılar dilerim.


Sayfamdaki yazılar kaynak gösterilerek ve bu sayfanın adresi verilerek kullanılabilir.

Sayfamda bazı yazılarımda bahsetmiş olduğum yöntemler kendi öğrendiklerimi, denediklerimi paylaşmak amacıyla yazılmıştır. Yapılan denemelerin sonuçları da yine burada paylaşılmaktadır. Tarif edilenlerin yanlış/eksik uygulanması, yazı dizilerinin tamamının okunmaması, vb herhangi bir nedenden dolayı istenmeyen sonuçlar elde edilmesi, beklenen sonucun elde edilememesi ve/veya karşılaşılabilecek herhangi bir zarardan dolayı sorumlu tutulamayacağımı bilgilerinize sunarım.

Kaynak belirterek ya da belirtmeden kullandığım yazılarımdan dolayı herhangi bir rahatsızlık duyan, haksızlığa uğradığını düşünen beni haberdar ettiği zaman ilgili yazıyı yeniden gözden geçireceğimi, şikayetinde haklıysa yazıda gerekli düzeltmeyi ivedilikle yapacağımı taahhüt ederim.
-=(RaideR)=-