12/28/2011 02:27:00 ÖS
bahçe işleri, bahçecilik, cabbage, gardening, greenhouse, kadirli, kara lahana, küçükbahçem, küçükseram, lahana, osmaniye, radish, sera, turp, turplar vadisi
KüçükSeram ve turplarım; turp gibiler maşallah...
K
üçükBahçem'deki KüçükSeram'ın
açılışını yapmıştım 17 Aralık 2011'de. Daha orada sera falan yokken;
biberleri, domatesleri, patlıcan, peppino ve altın çilekleri söktükten
ve bahçeyi kabaca çapalayıp temizledikten sonra; KüçükBahçem boş
durmasın diye birkaç avuç kara lahana ve turp tohumu serpmiştim. Turplar
ve lahanalar kendilerini gösterir gibi olduğu vakit de üzerlerine
serayı oturttum.
Seranın altında daha korunaklı olduğu için Eskişehir'in meşhur soğuk
ayazından fazla etkilenmediler, yavaş yavaş büyüyorlar burada.
Tohumları düzenli olarak ekmeyip avuç avuç serpiştirdiğim için rasgele
yerlerde çimlendiler. Arada bir bazılarını sökerek ayıklıyorum ki
birbirlerinin büyümesine engel olmasınlar.
Bu fotoğrafları da çekeli bir hayli zaman oldu, şimdi biraz daha seyrekler ve biraz daha büyümüş haldeler turplarım.
Bu yazıyı yazarken aklıma geçenlerde gözüme takılan bir haber geldi:
Turplar Vadisi. Günümüzde iletişim kanallarını doğru ve akıllıca
kullananlar (akıllıca kullanmaya pek de gerek yok aslında Google Abiye sorunuz: Doğuş ve saksısı)
bir anda milyonlarca kişiye ulaşabiliyorlar. Bunun güzel örneklerinden
birisi de, Türkiye'nin turp ihtiyacının yüzde 70'ini karşılayan
Osmaniye'nin Kadirli ilçesi çiftçilerinin çekmiş olduğu "Turplar Vadisi"
isimli iki bölümlük kısa video. Bu video sayesinde hem ilçelerini hem
de ürünlerini büyük kitlelere tanıtmış oldular. Tebrik ediyoruz
kendilerini.
Turplar Vadisi 1. Bölüm için tıklayınız-->
http://www.youtube.com/watch?v=wwHNz1fAR2c
Turplar Vadisi 2. Bölüm için tıklayınız-->
http://www.youtube.com/watch?v=uO0Vh5HmBJY
Her şey gönlünüzce olsun.
10/12/2011 12:17:00 ÖS
altın çilek, bahçe, çeri, gardening, küçükbahçem, patlıcan, pembe, pembe domates, pembedomatesagi, pepino, salkım
Bu sene yaz geç geldi, erken gitti. Artık Eskişehir'de havalar iyice
serinledi, güneş de yüzünü az göstermeye başladı. Dolayısı ile artık
domates bitkileri çiçeklenmediği gibi yeşil domatesler dahi kızaramaz
oldu.
KüçükBahçem'den en son topladığım pembeler 1kg'dan fazla gelmişti...
Bu pembeleri topladıktan sonra da dallardaki yeşiller bir türlü pembeleşemedi.
Geri plandaki pepinolara da dikkatinizi çekerim
Salkım çerilerim de alacalı kaldı...
Zaten
bu sene pembe domates diye diktiklerimin çoğu bir karışıklık nedeniyle
salkım çeri çıkmıştı. Bu yüzden de pembe domates üretimim çok az oldu.
Yine de tohumlarından aldım bir sonraki sene için. Yine geçsin sonbahar-kış, gelsin ilkbahar-yaz;
yine tohumları çimlendireceğim, yine
dikeceğim fideleri KüçükBahçem'e sonra da
toplayacağım pembelerimi inşallah.
KüçükBahçem'de,
domateslerimin gölgesinde de kalsa geri planda yetişen patlıcanlarım,
altın kirazlarım hatta pepinolarım bile var bir kaç tane de olsa.
Olgunlaşan altın çileklerimin tadı son derece güzel. Marketten aldıklarımdan eksiği yok fazlası var.
Soldaki
patlıcan sağdaki ise pepino. Şekli ve desenleri ne kadar da birbirine
benziyor. Acaba pepino mu patlıcana baka baka olgunlaşıyor yoksa
patlıcan mı peppinoyu örnek alıyor. Aslında alışık olduğumuz üzere
patlıcanın morumsu siyah olması gerektiğine göre belki KüçükBahçem'deki
bu patlıcanlar pepinoya benzemeye çalışmışlar diye zannediyorum.
Henüz pepinoları toplamadım ama patlıcanın 3 tanesi 1.3 kg geldi.
Şimdilik KüçükBahçem'den haberler bu kadar, sağlıcakla kalın. Her şey gönlünüzce olsun.
.
Yine geldik doğrusuyla, yanlışıyla bir sezonun sonuna. Bu sezonda da
kendimizce bir şeyler yetiştirmeye çalıştık KüçükBahçem'izde.
Dolayısıyla girişte "doğrusuyla yanlışıyla" demiş olsak da bu işte her
şey doğruydu. Ne demiş büyükler, "Galiptir bu yolda mağlup".
Eksik olmasın bir kaç iş arkadaşımızla birlikte, öğlen saatlerini
değerlendirmek amacıyla bahçemizin bir kenarında salatalık, domates,
biber, altın çilek, kavun, kabak hatta peppino bile yetiştirdik.
Bizim için güzel bir eğlence oldu. Kendi yetiştirip kendimiz yediğimiz
sebzelerin de tadı bir başka oluyor elbete. Bu sene doamtese ve
salatalığa para vermedik. Tamamen KüçükBahçem'izden karşıladık bu
ihtiyacı. Toprak şirketten, su şirketten. (Toprak zaten boş duruyordu
ama şirketin suyunu kendi çıkarınız için kullanmışsınız diye düşünenlere
cevaben: biz de tuvalete birer kez eksik girmek suretiyle sifon
suyundan tasarruf ettik, bu böyle biline !)
Maalesef Eskişehir'de yaz sezonu kısa sürüyor. Üstüne bir de bu sene yaz
geç geldi, yağışlar uzun süre kesilmedi. Dolayısı ile fideleri toprağa
geç diktik. Şimdi ise artık havalar iyice soğudu. Bağbozumu zamanı
geldi KüçükBahçem'izde. İçimiz acıyarak söktük bize bol bol ürün vermiş
domatesleri, biberleri, patlıcan bitkilerini...
En uzun kökler altın çileklerde, sımsıkı sarılmış toprağa bırakmıyor...
Son mahsuller...
İlk etapta sadece örtü altındaki domateslere dokunmadık. Bunları sökmek ertesi güne kaldı. Onların da akibeti aynı oldu.
ve
günün sezonun sonunda işyerimizdeki KüçükBahçem'iz seneye yeniden
fidelerle buluşmak üzere temizlendi, çapalandı, kabartıldı. "İnşallah"
seneye bu seneden edindiğimiz tecrübelerle amatör bahçeciliğimize
devam...
Meraklısına maceramızın tamamı şu linklerde:
15 Haziran 2011
İşyerindeki KüçükBahçem'iz
02 Temmuz 2011
İşyerindeki KüçükBahçem'izin ilk mahsülleri
27 Temmuz 2011
Hıyarlar İşyerimizdeki KüçükBahçem'izden...
19 Ağustos 2011
Bundan böyle domatesler de işyerimizdeki KüçükBahçem'izden...
11 Eylül 2011
Bayram dönüşü işyerimizdeki KüçükBahçem'iz
Görüşmek umuduyla...
Hayır hayır, aklınıza ilk gelen doğru değil; kesinlikle hormon
kullanmadım. Bitkilerimi KüçükBahçem'de tamamen doğal, organik olarak
yetiştirmeye çalışıyorum. Fakat arada bir de olsa böyle ikizi az
gelişmiş ürünler ortaya çıkabiliyor. Hemen genetiği bozuk ya da hormonla
şekli şemali bozulmuş anlamı çıkartılmamalı.
Siyam ikizi biberim
ve domatesim.
Sağlıklı ve mutlu günler dilerim.
9/10/2011 04:27:00 ÖS
altın çilek, bayram, bereket tv, biber, cherry, çeri, domates, gardening, jalapeno, küçükbahçem, patlıcan, pembe domates, pepino, salkım, susak, süs kabağı, tatil
Bu sene ilk defa bir kaçamak yapıp bayramda evimizden uzağa, Antalya'nın sessiz sakin bir köşesi olan Adrasan'a gittik. (Gidiş-dönüş ve tatil maceralarımızı ayrı bir yazıya saklıyorum.) Dönüşte KüçükBahçem'i pek bir dolu buldum. Sağolsun komşularımız bahçeyi susuz bırakmamışlar. Susuz bırakmamışlar da, domatesleri biberleri de hiç toplamamışlar. Halbuki taze taze dalından koparıp yeselerdi keşke, KüçükBahçemin güzelliği burada zaten. Yoksa amacımız zaten buradan çokça mahsül kaldırıp pazara çıkarmak değil. Domates, biber paylaşıldıkça güzel...
Susaklar dizi dizi olmuş
Bu sene küçük bir karışıklık sonucunda pembe domates diye diktiğim domates fidelerinin tamamına yakını salkım çeri (cherry) çıktığı için misket gibi domatesler KüçükBahçem'in her yerini sardı...
Salkım çeriler de pek bir arsız çıktı birader. Bahçedeki tüm bitkileri sardı, bahçenin tamamını kapladı neredeyse.
"FaceBook'da sanal olarak çiftçilik yapacağımıza birkaç arkadaş işyerimizdeki bahçenin bir kenarında doğal olarak bir şeyler yetiştirmeye çalışıyoruz."
demiştik 2 Temmuz tarihinde.(Bu yazı dizisinin başlangıcını merak edenler için tam da şurada-->
tıklayınız.)
O günden bugüne pek çok köprünün altından çok sular aktığı gibi bizim bahçedeki karıklardan da pek çok su akıttık. Akıttığımız bu sular ve arada verdiğimiz organik gübreler bize "şimdilik" salatalık ve biber olarak geri dönüyor. İki-üç günde bir aşağıdaki fotoğraftaki kadar mahsül alıyoruz ve beş arkadaş arasında eşit olarak paylaşıyoruz.
Hıyara gel, bibere gel...
Susaklar, domatesler, kavun ve kabaklar da yolda. Serçelerden, farelerden ve saksağanlardan bize kalırsa inşallah onların da tadına bakabileceğiz.
25 Temmuz 2011 Pazartesi itibari ile bahçemizin son durumu
15 Haziran 2011 tarihinde
ilk yazısını yazdığım işyerindeki KüçükBahçe'mizdeki gelişmeler devam ediyor. Hemen hemen her öğlen arası ya yabani otları yoluyoruz ya da günlük mahsülümüzü topluyoruz büyük bir keyifle.
Sanal hıyar yemekten daha lezzetli...
.
7/14/2011 02:59:00 ÖS
altın çilek, altın kiraz, bahçe, biber, çeri, domates, fasulye, gardening, hasat, jalapeno, küçükbahçem, patates, peppino, sırık, susak
İşyerimdeki KüçükBahçem'izden iki üç
günde bir adam başı 2-3 salatalık, 3-4 biber toplamamıza rağmen evimin
önündeki KüçükBahçem'den ilk mahsülü almam biraz gecikti.
Bahçeme
diktiğim pepino, domates, patlıcan, biber, altın çilek, su kabağı,
patates, fasulye bitkileri büyüyorlar. Henüz kızarmasalar da bol bol domatesim var.
Geçen sene yere düşen sarımsı sırık domateslerin tohumlarından kendiliğinden çıkan bir domates bitkisi
Bu sene dalından koparıp taze taze tadına baktığım ilk ürün biber oldu.
Jalapeno biberlerim dalında
İlk
hasatım bir kaç tane jalapeno ve sarı süs biberi (biberiye) oldu. Hepsi
de acı. Hatta jalapenolar o kadar acı ki acı seven birisi olarak ben
yiyemedim...
Bu sene de topladığım her ürünü tartıp kaydedeceğim. Geçtiğimiz sene ile kıyaslamak istiyorum.
Herkese bol hasatlar...
.
Sayfamdaki yazılar kaynak gösterilerek ve bu sayfanın adresi verilerek kullanılabilir.
Sayfamda bazı yazılarımda bahsetmiş olduğum yöntemler kendi öğrendiklerimi, denediklerimi paylaşmak amacıyla yazılmıştır. Yapılan denemelerin sonuçları da yine burada paylaşılmaktadır. Tarif edilenlerin yanlış/eksik uygulanması, yazı dizilerinin tamamının okunmaması, vb herhangi bir nedenden dolayı istenmeyen sonuçlar elde edilmesi, beklenen sonucun elde edilememesi ve/veya karşılaşılabilecek herhangi bir zarardan dolayı sorumlu tutulamayacağımı bilgilerinize sunarım.
Kaynak belirterek ya da belirtmeden kullandığım yazılarımdan dolayı herhangi bir rahatsızlık duyan, haksızlığa uğradığını düşünen beni haberdar ettiği zaman ilgili yazıyı yeniden gözden geçireceğimi, şikayetinde haklıysa yazıda gerekli düzeltmeyi ivedilikle yapacağımı taahhüt ederim.
-=(RaideR)=-