Sobalı evde büyüyenlerin dikkatine...

Az önce çay molasında arkadaşlarla doğalgaza gelen zamlar hakkında konuşurken laf döndü dolaştı çocukluğumuzun sobalı evlerine geldi. Tek bir kare karikatürde bu kadar mı güzel anlatılır o günler. Bakınız aşağıdaki karikatüre.



Karikatürdeki ayrıntılar da aşağıda listelenmştir. Siz de ekleyiniz:

http://www.serkansarp.com/?tek=350  adresinden, blog sahibinin tespitleri:
Görebildiğim detaylar: Pencere parmaklıkları, perdeler, perdelerin altında yerinden çıkmış priz, elma soyup yiyen anne, büyük ihtimalle küçük papağanlardan, televizyon üstü ineği, başlı başına bi alıp eskiye götüren kanepe, üzerinde uyuyan baba, baba arkasında kıçı değdirince açılan ve kapanmak bilmeyen kapak, babanın ayakucunda ders çalışan atletli kardeş, çantası ve kalemliği, hatta gönyesi, ters dönmüş terlik, soba, boruları, tellere asılmış giyim ürünleri ve kapağındaki maşa, üzerinde kaynayan ibrik, arkasına kuruması için koyulan ayakkabı, ahşap televizyon ve önündeki ekmek yiyerek izleyen en küçük kardeş, onun hemen yanındaki yuvarlak çiçekli örgü paspas, sobadan altından çıkan kül şeysi, elektrikli soba, anne örgüsü, gül, kapı üstündeki karınca duası ve en sağlamı: kapıya tırmanan, eşofmanının ağı yırtılmış kazaklı ben. Kaçırdığım var mı?

Bunlar da Babamonk'tan:
  • Kurum akarsa diye soba borusuna asılmış ve telle tutturulmuş kesik şişe dibi.
  • Duvara çakılan çivilere alelade tellerle tutturulmuş soba boruları.
  • Televizyonun mobilya desenli büyük ihtimalle formika kaplı kasası. Kuvvetle muhtemel Siyah-Beyaz tv.
  • Televizyonun arkasındaki TRT bandrolu
  • Kalemlik, yine o yılları anlatan silindirik ve fermuarlı. Yanında da yarım daire gönye.
  • Kanepenin gözündeki Kuran-ı Kerim ve kurmalı saat (kuvvetle muhtemel Nacar marka ve horozlu tavuklu)
  • Kanepenin üstünde normalde ıvır zıvırlar, bayramlarda da şeker/fıstık konulan tepsimsi şey. Burada tesbih bulunuyor.
  • İçerideki odada yatağın altına tepilmiş file desenli çamaşır sepeti
  • Kanepenin bir ayağının altına dengeyi bulsun diye sıkıştırılmış katlanmış gazete kağıdı.
  • Kanepenin kenarına muhtemelen ufaklığın yapıştırdığı çıkartma.
  • Kanepenin üstünde dört köşesinde bulunan süslerden birisi kırılmış
  • Televizyonun üstündeki inek biblosunun da ön sağ ayağı kırılmış. Ufaklık kırmıştır büyük ihtimall
  • Yarım ekmeği kemirmekte olan ufaklığın çorap ayağından çıkmış gidiyor
  • Dökülen külleri tutmak için sobanın altına serilmiş gazete
  • Duvardaki saat de Türkiye Gazetesi'nden kupon biriktirilerek alınmış
  • Yolluğun deseni ve ucundaki püsküller
  • İç perde ve dış perde ayrıntısı harika 
  • Yerdeki marleyler, rengi bile bizim evdeki ile aynı
  • Sobanın arkasaındaki ayakkabı da ertesi gün sabahında sıcacık giyebilmek için herhalde. Ayakkabıyı dışarıda unuttummuydu ne üzülürdüm, ayağım buz gibi olurdu...

Bir de soba üzerine kurusun diye konmuş kabak çekirdeği, kestane ya da mandalina kabuğu hiç bilemedin iki dilim ekmek olsaymış…

...ama yine de helal olsun çizen çok iyi çizmiş. (Umut SARIKAYA imiş çizer, ellerine, zihnine, hafızasına ve hayal gücüne sağlık)

Hala gözümüzden kaçan varsa siz ekleyin yorumlara.


Bu arada aklıma gelmişken; Çocuklar Duymasın dizisinin çok eski bir bölümünden bir diyalog:
haluk: bizim zamanımızda, çok eskiden (ana! çok eskiden ha) soba yakardık evde, üzerinde kestaneler, oh ne güzeldi o günler.
havuç: ana! salonun ortasında ateş mi yakıyordunuz.

Elbette hala sobalı evde yaşayanlarımızın da sayısı az değil. Her kış sobadan sızan karbonmonoksit nedeniyle ölenlerin haberlerini üzülerek okuyoruz hala. Benim şu anki evim doğalgaz kaloriferli. Bu zamlardan sonra belli mi olur belki biz de koyarız salonun ortasına kovalı bir soba.


Herşey gönlünüzce olsun, bayramlar o günlerin tadında yaşansın.


****** GÜNCELLEME [27.12.2011]******

Ne güzel cahildik,

Televizyon yoktu.
Gazete de her zaman olmazdı. Öyle güzel cahildik ki, keyfimiz bozulmazdı hiç!

Dışarıda kar... Ama kuzine içten içe öyle yanıyor ki. Kuzinenin üzerinde demir maşa... Maşanın üzerinde de ekmek dilimleri. Aydınlık bir kış sabahı ve kızarmış ekmek kokusu...

Sucuk lükstü. Yumurta lezzetli. Ekmek her zaman ekmek gibi...

Bir kez olsun kümesten yumurta almamış, bir kez olsun o kızarmış ekmeğin kokusunu duymamış ve fakat alışveriş merkezlerinin restoran katlarında boğucu bir gürültü ve havasızlık içinde hamburger keyfine fit olmuş çocuklar ve gençler için ben ne kadar yaşlıyım...

Dışarıda kar... İçeride kanaat... İçeride huzur... Televizyon yoktu. Gazete de her zaman olmazdı. Öyle güzel cahildik ki, keyfimiz bozulmazdı hiç!

Portakal kabuklarını sobanın üzerine dizer, kokusuna râm olurduk. Kestane közlemek büsbütün bir gecenin akıllara seza mutluluğuydu.

Sonra illa ki, büyüklerin anlattığı hikâyeler, hatıralar... Birçoğu arızalı ve tedaviye muhtaç beyinlerden çıkma dizilerin ve filmlerin açtığı hasarlar yerine, geniş ve besleyici bir masal dünyası...

Lezzet bir tarafa, kokuya da hasret kalacağımız kimin aklına gelirdi? Ekmeklerimiz el değerek üretilirdi, sağlıklıydı, lezzetliydi ve mis gibi kokardı. Çay da kokardı... Domates de... Bütün bu nefasete, küçücük bir bakkal dükkânının zenginliği yetiyordu.

Dışarıda kar... İçeride huzur... Zam endişesi, doğal gazın kesilme korkusu, yolda kalma telaşı, rejim tehlikesi... Kimin umurunda... Ne güzel cahildik. Mutluluğun resmini çiziyorduk...

 Dünyanın en ileri zekalı gerisi, Prof. Zihni Sinir'den "Bütün ihtiyaçlara cevap veren soba procesi"

Anonim.

****** -o- ******

5 yorum:

ayrıca babasının ayakucundaki çocuk da ders çalışıyorum ayağına televizyon izlemektedir.

kapının yanındaki yeşil çantada yumağa saplanmış ters duran örgü şişleri.

Kanepenin üstünde uluorta duran sigara. Büyük ihtimalle maltepe.

Odadaki muhtemelen somya yatak ve altına sürülen delikli naylon leğen.

Soba borusu kolonu delmemiş, o bacanın uzantısı. Alt kattan gelen baca yukarı doğru devam eder, kolon gibi gözükür.

Benzer Yazılar

Sayfamdaki yazılar kaynak gösterilerek ve bu sayfanın adresi verilerek kullanılabilir.

Sayfamda bazı yazılarımda bahsetmiş olduğum yöntemler kendi öğrendiklerimi, denediklerimi paylaşmak amacıyla yazılmıştır. Yapılan denemelerin sonuçları da yine burada paylaşılmaktadır. Tarif edilenlerin yanlış/eksik uygulanması, yazı dizilerinin tamamının okunmaması, vb herhangi bir nedenden dolayı istenmeyen sonuçlar elde edilmesi, beklenen sonucun elde edilememesi ve/veya karşılaşılabilecek herhangi bir zarardan dolayı sorumlu tutulamayacağımı bilgilerinize sunarım.

Kaynak belirterek ya da belirtmeden kullandığım yazılarımdan dolayı herhangi bir rahatsızlık duyan, haksızlığa uğradığını düşünen beni haberdar ettiği zaman ilgili yazıyı yeniden gözden geçireceğimi, şikayetinde haklıysa yazıda gerekli düzeltmeyi ivedilikle yapacağımı taahhüt ederim.
-=(RaideR)=-